Ana içeriğe atla

Nahuel Moreno ve Devrimci Parti


Alicia Sagra
16 Şubat 2006
Ocak ayının 25’i Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal UIB-DE’nin, Arjantin’deki Sosyalist İşçi Partisi PST’nin ve eski Sosyalizme Doğru Hareket partisi MAS’ın kurucusu ve de başlıca önderi olan Nahuel Moreno’nun ölüm yıldönümüne işaret etmektedir. Ona olan hürmetimizi Moreno'nun, tam da bugün hem de geçmişte onun tilmizi olan ve de hala öyle olduğunu iddia edenler de dâhil olmak üzere pek çokları tarafından tartışma konusu edilen, devrimci parti tanımlamalarına dönerek göstermek istiyoruz.
1982 tarihli UIB-DE’nin Kuruluş Tezleri şöyle demektedir: “Bugün insan uygarlığının karşı karşıya olduğu en acil ve en derin ihtiyaç sosyalist dünya devrimidir. Her geçen gün daha güç bir şekilde sahip olabildiğimiz gündelik en temel ihtiyaçlarımız - bir iş, aş ve ev sahibi olabilmekten özgürlüklere ulaşabilmemize dek - bu durumu özetlemektedir. Politik hattımız, ne bir ütopya ne de arzuların bir ifadesi değildir. Tümüyle maddi ve objektif bir duruma dayanmaktadır; kapitalizmin ölümcül sancıları, her geçen gün dünya sosyalist devrimine duyulan ihtiyacı daha da derinleştirmektedir… İnsan uygarlığının en objektif ve maddi ihtiyacı olan dünya sosyalist devrimi, bir dünya devrimci önderliği ile sübjektif bir karşılıklılık ilişkisine sahip.”
Partilerimizin Karakteri
"Bütün partilerimiz ve bir bütün olarak Enternasyonalimiz, Bolşevik Parti’nin yapısına kendi örnekleri olarak iftiharla sahip çıkmaktadır. Bunun anlamı şudur: Biz partimizin bir taraftan profesyonel devrimcilerden oluşması ve diğer taraftan da demokratik merkeziyetçi bir işleyişe sahip olması gerektiğini düşünüyoruz." (Geçiş Programı’nın Güncelleştirilmesi İçin Tezler).
Tıpkı Lenin ve Troçki gibi Moreno da demokratik merkeziyetçiliğin zorunluluğunu dair savunmasını iki cephe üstüne kurmuştur: 1- önümüzdeki görev: “partilerimiz ayaklanmayı yani iktidarın zaptı için silahlı mücadeleyi gerçekleştirmek üzere inşa edilmektedir. Bu hayati önemdeki amaç, sadece katı bir disiplinle elde edilebilir ki bu disiplinin tek garantisi de demokratik merkeziyetçiliktir.” (age); 2- çarpıştığımız düşmanlar: “yalnızca burjuvazinin devleti, burjuva partileri ve faşist gruplar değil aynı zamanda oportünist partiler de, çok haklı olarak, bizi can düşmanları olarak görmektedirler.” (age)
Stalinizmin bürokratik merkeziyetçiliği ve gerilla gruplarının askeri disiplini ile hiçbir karışıklığa sebep vermemek için aynı metin şöyle bir açıklama yapmaktadır: "Aynı zamanda parti içinde de en mutlak demokrasiye sahip olmalıyız; partinin bir yöneliş geliştirmesinin yegâne yolu olarak işlev gören de partinin tümünün ve kitle hareketinin deneyiminden faydalanmayı olanaklı kılan da bu mutlak demokrasidir."
UIB-DE’nin Kuruluş Tezleri şunu eklemektedir:"Enternasyonal bir önderliğe ve demokratik merkeziyetçi bir örgütün inşasına duyulan ihtiyaç, gelecekte de azalmayacak, aksine daha da fazlalaşacak. Zira objektif durum -aparatların yıkımı ve devasa ölçüde itibar yitirmesi- Troçkizme daha önce hiç sahip olmadığı olanaklar sunmakta. Köhnemiş aparatlardan kopan ve radikalleşen büyük akımlar, objektif açıdan Troçkizm limanına doğru seyretmekte. Bu muazzam olasılıklar aynı zamanda en büyük tehlikeleri de içinde barındırmakta(...)"
Devrimci partiler ve reformist partiler
1979’da Proletaryanın Devrimci Diktatörlüğü adlı çalışmasında Birleşik Sekreterlik* ile tartışırken Moreno şöyle demektedir: "Devrimci işçi partilerinin yanında reformist veya bürokratik olan işçi partileri de mevcuttur. Emperyalizmin doğrudan veya dolaylı ajanı olan bu partiler politik olarak işçi aristokrasisini ve bürokrasisini yansıtmaktadırlar(.) 3.Enternasyonal’in kuruluş sebebi tam da bu partilerin varlığıdır ki 3. Enternasyonal’in bürokratikleşmesi de 4. Enternasyonal’in kurulmasını zorunlu kılmıştır.”
İşte bu gerçek Marks'ın "işçi sınıfının tek partisi" önermesinin emperyalist çağa uygulanamaz olduğunu ifade eden Lenin'in tanımlamasını Moreno’nun onaylamasının sebebidir:
“-Bütün bunlar solun örgütsel birliğinin olanaksızlığını mı gösteriyor?
-Tek bir partide birlik mümkün değil. Bugün değil. Bu, iktidarı aldıktan sonra, tüm işçi sınıfı aynı yaşam düzeyine ulaştıktan sonra mümkün olabilir. Tarihin bir aşamasında böyle bir birliğin var olduğu, ama emperyalizmin ve geri ülkelerde proletaryanın gelişmesinin Marx’ın varsayımını günümüz için geçersiz kıldığını ve dünya kapitalizminin gelişmesiyle birlikte yeni yasaların işlemeye başladığını söylememin nedeni bu.” (Nahuel Moreno ile Söyleşiler).
Gündemdeki Tartışma
Moreno tarafından savunulan bu parti anlayışı bugün morenist olduğunu iddia eden bazıları da dâhil olmak üzere geniş bir şekilde sorgulanıyor. Bugün bu anlayışı “sekter ve dogmatik” olarak niteleyen ve Brezilya’daki PSOL benzeri partilerin inşasını savunan Arjantin’deki Sosyalist İşçi Hareketi MST partisi örneği için de durum budur.
Bu sadece Brezilya için yapılan bir öneri değildir, MST’nin yayın organı olan Sosyalist Alternatif (Alternativa Socialista) gazetesinin 417 numaralı sayısında da açıklandığı üzere enternasyonal bir projedir: "Parçalanma, bölünme ve krizlerden oluşan bir sürecin acısını çeken ve de sekter ve dogmatik pozisyonların ağırlığını yaşayan sosyalist, devrimci solda yeni bir durumun olduğu bir gerçektir. Yeni olan şey bir yeniden kümelenmeye doğru ilerlemeye işaret edebilecek olan adımların varlığıdır. PSOL deneyimi bugün farklı ulusal ve hatta uluslararası kökenlerden gelen kesimler arasında gerçekleşen en ileri ve ikna edici tecrübedir. Ama şüphesiz ki farklı yerlerde hareketin o yöne itmesi sonucu farklı şekiller oluşacaktır. Devrimcilerin açık davranması gereken bir dönemdeyiz (.) Beraberce yaşamanın ve devrimcilerin gelişimi ve güçlenmesi için sorumluluk sahibi olacağı geçiş niteliğindeki geniş hareketler inşa etmenin ayırtında olmalıyız."(Uluslararası Yeniden Kümelenme için Bir Adım - ABD'den Enternasyonal Sosyalist Örgüt (ISO), Brezilya'dan Sosyalist Sol Hareket (MES) ve İşçilerin Sosyalist Akımı (CST) ile Arjantin'den Sosyalist İşçi Hareketi (MST)'nin ortak açıklaması).
Bu açıklamada devrimci Leninist örgütlerin inşası savunulmakta ama şöylesi bir ekleme yapılmaktadır: "Bu aşamada [Leninist-çn] modelin verili ve tamamlanmış olduğu gibi bir fikirden uzak durmalı ve Leninizmin tarihinden tekrardan öğrenmeliyiz. Ya en kolay çözüm olan ve dogmatizme yol açan kendi kendini onaylama kolaycılığına düşeceğiz ya da sınıf mücadelesinin yeni süreçlerine cevap verebilmek için kendimizi açacağız ve bu hareketin sloganları ile beraber çalışmak gerektiğinin şuurunda olup nesnel ve gerçek süreçlerin içinden kopup gelen bir program geliştireceğiz. Yeniden kümelenme tamamlanmış bir program temelinde olmak yerine tartışma halindeki ana noktalar üstünde olabilir ve ortak deneyim içinde netleşebilir (.)Bugün önerilen şey yukarıda ifade ettiğimiz bu görevlerin bazılarının gerçekleştirilmesidir: Venezuela'da yapılacak önümüzdeki Dünya Sosyal Forumu, politik deneyimlerin gereklilik arz eden paylaşımı veya sınıf mücadelesinde aktif olan devrimci örgütler arasında uluslararası koordinasyonda ilerleme sağlanması gibi görevler (.)".
Bu deklarasyonun parti inşası için örnek model olarak aldığı Brezilya'dan PSOL (Sosyalizm ve Özgürlük Partisi) kendi içinde akımların toplamından oluşuyor, öyle ki partinin halk içinde en tanınmış isimlerinden olan ve geçtiğimiz seçimde burjuvazinin adaylarına oy verilmesi çağrısı yapmış olan Eloise Helena'nın başını çektiği ve Birleşik Sekreterlik'e bağlı olan akım da bunlardan bir tanesi. İşin özü şu ki MST devrimcilerin etkisinden ve fazlalığından söz etse de esasen reformizm ile birarada yaşama çağrısı yapıyor. Öte yandan Moreno ise (eğer devrimci bir aygıt inşa etmek istiyorsak) bunun mümkün olmadığını söylemekle kalmıyor fakat "devrimci bir önderlik inşa etme sürecinin aynı zamanda kitle hareketinin diğer tüm bürokratik ve/veya küçük burjuva, reformist akımlarına karşı da 'amansız bir savaş' yürütmek anlamına geldiğinde" ısrar ediyor. (UİB-DE Kuruluş Tezleri)
Arjantin’den MST uluslararası bir yeniden gruplaşma için çağrıda bulunmaktadır fakat bu kümelenme devrimci bir program üzerinde anlaşma üzerinde temellenen ve demokratik merkeziyetçilik üstünden işleyişe imkan veren bir kümelenme değil herhangi bir merkezileşme olmaksızın bir dizi görevlerin ifasını ve deneyimlerin değişimini temel alan bir kümelenmedir. Moreno bu tipte bir örgütü reddetmiştir ve demokratik merkeziyetçilik üstünde temellenmeyen böylesi uluslararası örgütlerin tecrübelerinin tümünün “tarihin çöplüğünde noktalandığına” işaret etmiştir. “Biz bir kural olarak her şeyi adıyla çağırmak gerektiğine inanıyoruz.” (UİB-DE Kuruluş Tezleri)
Biz kendi adımıza 1989-90’dan kaynaklanan büyük değişimlere rağmen emperyalizmin hala mevcut olduğuna ve dünyaya egemen olduğuna inanıyor, reformist akımlar ve önderlerin emperyalizmin onun ajanları olduğunu ve başlıca görevimizin de işçi sınıfının iktidarı alması ve sosyalist dünya devriminin zaferi olduğunu düşünüyoruz. Biz bu görev için Lenin, Troçki ve Moreno’nun savunduğu parti anlayışının güncelliğini koruduğuna inanıyoruz.
*Birleşik Sekreterlik: Ernest Mandel’in başlıca önderi olduğu Troçkist örgüt. Bugün bu örgütün Fransa’daki partisi Devrimci Komünistler Birliği (LCR) “proletarya diktatörlüğünü” programından çıkarmış durumdadır; Brezilya'da ise hem Lula hükümetine katılırken hem de aynı zamanda PSOL yönetiminde yer almaktadırlar ve tüm dünyada devrimciler ile reformistlerin içinde bir arada yer alacağı “anti-kapitalist partilerin” oluşturulmasını teşvik etmekteler.